İletileri Göster - herekol
|
|
Sayfa: 1 2 »
|
|
5
|
Foto Roni Forum / Haberler / Ynt: EREN ASLAN'A SORUYORUM...
|
: Ocak 14, 2010, 06:29:20 pm
|
|
sayın Eren ASLAN sitenız yaklasık 1 yıldır yayında ve bu 1 yıllı doldurmasına ragmen boyle bır gecıkme sızlerı rahatsız etmeyormu ve etmedımı sonuc ta resım paylasım sitesi...
|
|
|
|
|
6
|
Foto Roni Forum / Haberler / EREN ASLAN'A SORUYORUM...
|
: Ocak 13, 2010, 09:44:43 pm
|
|
EREN ASLANA SORUYORUM SİTEMİZDE NEDEN RESIM YUKLENMIYOR VE BU YUKLEME SORUNU AYLARDIR DEVAM EDIYOR ISTEGIMIZ BU SORUNUN EN KISA ZAMANDA COZULMESI TESEKKURLER...
|
|
|
|
|
9
|
Foto Roni Forum / Duyurular / 42 Bin TL Ödüllü Resim Yarışması Başladı..!
|
: Aralık 16, 2009, 09:59:03 pm
|
|
Ümraniye Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen Geleneksel Resim Yarışması, bu yıl 6. kez yetenekleri bir araya getiriyor. Yarışmada dereceye giren eserlere toplam 42 Bin TL para ödülü verilecek.
Ümraniye Belediyesi, sanata ve sanatçıya verdiği desteği aralıksız sürdürüyor. Her yıl geleneksel olarak düzenlediği yarışmalarla sanat dallarına yeni soluklar kazandıran Ümraniye Belediyesi’nin 6. Geleneksel Resim Yarışması için başvurular başladı. Genç yetenekleri sanata kazandırmak ve bu alana yönelik ilgileri teşvik etmek amacıyla düzenlenen yarışmalar sonucunda dereceye giren eserlere ödüller veriliyor. Kültürel ve sanatsal etkinliklere desteğini her vesileyle gösteren Ümraniye Belediyesi, 6. Geleneksel Resim Yarışması’nda birinciliği elde eden esere 10 bin TL, ikinciye 7 bin TL, üçüncüye 5 bin TL ve her biri 2 bin TL olarak belirlenen 10 adet mansiyon olmak üzere toplam 42 bin TL para ödülü verecek. Yarışma için son başvuru tarihi ise 5 Mart olarak belirlendi.
BAŞKAN CAN: ‘SANATA YAPILAN HİZMET HEBA OLMAZ’
Göreve geldikleri ilk dönemde olduğu gibi, yeni hizmet döneminde de kültür sanata desteklerinin devam edeceğini belirten Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, ‘amacımız kalıcı hizmetlere imza atmak’ dedi. Başkan Can, şunları söyledi:
‘Her yıl düzenlediğimiz resim, hikâye ve şiir yarışmaları ile bu alanlara yeni yetenekler kazandırıyoruz, mevcut yetenekleri de teşvik ediyoruz. Önceki dönemde yaptığımız 5 yarışma büyük ilgi gördü. Yalnızca İstanbul ve Türkiye’den değil, dünyanın çeşitli ülkelerinden katılımlar oldu. Yarışmalarda dereceye giren yeteneklere çeşitli ödüller verdik. Bunun yanında dereceye giren eserleri kitaplaştırarak ölümsüzleştirdik. Bu yıl Geleneksel Resim Yarışması’nın 6. sını düzenliyoruz. Yarışmamızın bu yıl ki temasını ‘Medeniyetlerin ve İmparatorlukların Buluştuğu Kent; İstanbul’ olarak belirledik. Sanat ve düşünceye yapılan yatırımların, hizmetlerin asla heba olmayacağına inanıyoruz. Dolayısıyla kültüre ve sanata verdiğimiz destek bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da devam edecek.’
Bilgi için: 0 216 443 56 00 (184)
|
|
|
|
|
10
|
Foto Roni Forum / Duyurular / HSBC Fotoğraf Yarışması...
|
: Kasım 08, 2009, 10:06:36 pm
|
HSBC Fotoğraf Yarışması Yarışmanın Adı :HSBC Fotoğraf Yarışması: Görmek Dokunmaktır Yarışmanın Konusu :Görmek Dokunmaktır Görmek; fark etmek ve anlamlandırmaktır. Bir şeyi görebilmek için ona iyice yakınlaşmak, hissetmek ve dokunmak gerekir. Bizler de; binlerce yıllık geçmişi olan ve pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu coğrafyada, zamanın ve insanlığın süzgecinden geçerek bugüne gelen çok çeşitli hayatları, yapıları, toprağı ve yaşam biçimlerini görüyor, hissediyor ve onlara dokunuyoruz. Peki tüm bu zenginliğin içinde sizin gözleriniz neyi fark ediyor, neye dokunuyor? Sizin zihninizde, "biz"i anlatan hangi “an”lar var? Belki üzerinden binlerce yaşamın akıp geçtiği mahallenizdeki bir köprü, babaannenizin yüzü, kapalı çarşıdaki kilimcinin kedisi, ya da göz alabildiğine uzanan mısır tarlaları... Yani aslında yalnızca gördüğünüz zaman dokunabileceğiniz bizi anlatan o “an”lar. Bu defa o “an”lara objektifinizle dokunun ve gördüklerinizi bize anlatın. Yarışmanın Amacı Yarışmanın amacı, fotoğraf sanatını ve 35 yaş altı genç fotoğrafçıları desteklemek ve yerel kültürün önemini, dünyamıza kattığı zenginliği toplumun kültür ve sanat birikimine katkıda bulunarak vurgulamaktır. Kategoriler Yarışma “portfolyo” yarışmasıdır. Aynı konuda ya da ... teknikte çekilmiş siyah-beyaz ya da renkli olarak en az 10, en çok 15 fotoğraf ile katılım kabul edilir (Yarışma dijital manipülasyon yapılan fotograflara da açıktır). Yarışma Sekretaryası FOTOGRAFEVI Adres: İstiklal Caddesi Tütüncü Çıkmazı No:4 Galatasaray-Beyoğlu-İSTANBUL Tel : 0 212 249 02 02 Faks: 0212 244 40 75 Email: fotografevi@fotografevi.comSeçici Kurul Ara Güler ( Fotomuhabiri) Prof. Sabit Kalfagil (Marmara Üniversitesi Fotograf Bölümü) Kutup Dalgakıran ( Sabah Gazetesı Fotograf Editörü ) Cem Erciyes (Radikal Gazetesı Kültür Sanat Editörü) Mehmet Günyeli (Fotograf Sanatçısı) Zekai Demir (Diagonal Yöneticisi) Hasan Şenyüksel (Fotografevi Yöneticisi) Ömer Kayallıoğlu (HSBC Bank Kurumsal İletişim Grup Başkanı) Doç.Dr. Leyla Neyzi (Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Kültürel Antropolog) Yarışma Takvimi Yarışmanın baslangıç tarihi : 1 Şubat 2008 Son katılım tarihi : 30 Mayıs 2008 1. Jüri değerlendirme & İlk 10 derecenin açıklanması : 11 Haziran 2008 2. Jüri değerlendirme & Birincinin açıklanması : 3 Eylül 2008 Sergi Açılışı / Ödül Töreni : 13 Ekim 2008 Ödüller Biriciye : 15.000 YTL İlk 10’a girenlere : 1.000’ er YTL Ödül kazanan yarışmacılara, HSBC Bank A.Ş. tarafından telefon veya elektronik posta yolu ile bilgilendirme yapılacaktır.
|
|
|
|
|
12
|
Foto Roni Forum / Genel & Konu Dışı / Objektif Görüş Açıları...
|
: Kasım 02, 2009, 09:13:28 pm
|
|
Görüntünün duyarkat (film) üzerinde yeterli aydınlık ve netlikte oluşmasını sağlayan mercek ya da mercekler topluluğudur. Bir objektif üzerinde çoğunlukla diyafram ayar halkası, netleme halkası gibi kontrol düzenekleri bulunur .
Bir objektifin üzerinde, özelliklerini belirten; odak uzaklığı, en açık ve en kapalı diyafram açıklığı, netleme mesafesi gibi bilgiler bulunmaktadır. Objektifleri incelerken ilgili kavramlar üzerinde açıklama yapmak yararlı olacaktır.
Odak uzunluğu : Optik merkez ile film düzlemi arasındaki mesafedir. Milimetre cinsinden ifade edilir.
Objektifler odak uzunluklarına göre sınıflandırılırlar: Normal, kısa, uzun. Bunlara ilave olarak değişken odak uzunluğuna sahip objektiflere zoom objektif denmektedir. Bir objektifin odak uzunluğunu belirlerken, objektifin takılı olduğu fotoğraf makinesinin kullandığı film formatının belirleyici olduğunu bilmemiz gerekir. Örneğin günümüzde en yaygın kullanılan fotoğraf makineleri 35mm.lik, yani boyu 24mm eni 35mm olan film kullanılan makinelerdir. Bu filmlerin çapraz uzunlukları 43mm dır.
Normal odaklı objektif: Odak uzunluğu, takılı olduğu makinenin kullandığı filmin çapraz uzunluğuna eşit olan objektiftir. Eğer 35 mm formatında film kullanan 35mm.lik bir fotoğraf makinemiz varsa, normal odak uzunluluğumuz 43mm.dır. 35 mm formatında normal odak uzunluğu 43 - 50 mm.dir .
Kısa odaklı objektif: Odak uzunluğu, takılı olduğu makinenin kullandığı filmin çapraz uzunluğundan kısa olan objektiftir. Yani 35 mm formatındaki bir makinenin kısa odaklı objektifleri 35mm, 28mm, 24mm vb.dir. (çapraz uzunluk 43mm)
Uzun odaklı objektif: Odak uzunluğu, takılı olduğu makinenin kullandığı filmin çapraz uzunluğundan uzun olan objektiftir. Yani 35mm formatındaki bir makinenin uzun odaklı objektifleri 85 mm, 105 mm, 200 mm vb.dir (çapraz uzunluk 43mm)
Görüş açısı: Odak uzunluğunun kısa ya da uzun olması görüş açısını belirler. Kısa odak uzunluğuna sahip objektifler geniş görüş açısına sahiptirler ve geniş açı Objektif olarak tanımlanırlar.
Diyafram değeri, çapı ve merceğin odak uzaklığı ile formüle edilebilir.
Diyafram değeri = Merceğin odak uzaklığı / Diyaframın çapı
Normal açı insan gözünün görebildiği açıya eşdeğerdir ve bu açı 450 -500 dir. Dolayısıyla normal odaklı objektifler insan gözünün gördüğü açıyı film düzlemi üzerine yansıtır. Kısa odaklı yani geniş açılı objektifler insan gözünden daha geniş açıları (örneğin 750, 1040 vb.) Film düzlemi üzerine yansıtabilirler. Uzun odaklı yani dar açılı objektifler insan gözünden daha dar açıları (örneğin 180, 50 vb.) Film düzlemi üzerine yansıtabilirler. Zoom objektifler değişken odak uzunluklarına aynı gövde üzerinde ayarlanabilen objektiflerdir. Örneğin 28mm - 85mm gibi. Kullanım amaçlarına göre özel objektifler de vardır. Örneğin en yaygın özel tip objektifler olarak makro ve shift objektifleri sayabiliriz.
Zoom tip objektif : Değişken odak uzunluklu objektiflere "zoom" adı verilir. Genellikle 35mm’lik fotoğraf makinelerinde çok gerekli olan bu objektif, konunun daha yalın bir şekilde kadrajlanması, lüzumsuz detayların elenmesi için kullanılır. Ne var ki, bu tür objektifler, optik yapıları nedeni ile ışık kaybına neden olurlar. Ancak ışık kaybı azaltılmış zoom objektifler diğerlerine göre çok daha pahalı olabilirler. Çok geniş açılı ve geniş açılı objektifler: 16-20mm ve 20-35mm’lik odak uzunluğu olan bu objektifler çok geniş açı ve geniş açı olarak adlandırılır. Tecrübeli ellerde olağanüstü fotoğraflar verebilen bu objektifler, yanlış kullanıldığında deformasyonlara neden olurlar. İnsan yüzleri, yakın çekimlerde çirkinleşir, fotoğrafın köşesine geldiklerinde uzarlar. Bina perspektiflerinin bu tür objektiflerle deformasyona uğraması ve dikey çizgilerin fotoğrafın yukarısına doğru birleşmesi gibi tatsız sonuçlara meydan vermemek için zaten birbirine paralel olan objektif düzlemi ve film düzleminin, konu düzlemine de paralel hale getirilmesi gerekir.
Normal objektifler: Odak uzunluğu 50mm civarında olan objektiflerdir. Görüş açıları 47 derece civarındadır ve diyafram aralıkları en fazla olan (f 1:1.4) optiklerdir.
Teleobjektifler: Çekim esnasında bulunulan yere uzak olan konuları yakınlaştırmak için kullanılan objektiflerdir. Yabanıl yaşam ve sportif etkinliklerin çekimi için bu teleobjektifler kullanılır. Alan derinlikleri çok kısıtlı olduğundan net ayarı tam yapılan objeler ön ve arka plandan kolaylıkla sıyrılır ve fotoğraflarda derinlik duygusu oluşur. Çoğunlukla makineyi bir sehpaya monte ederek kullanmayı gerektirirler. Aksi halde sallanma veya titreşimlerden dolayı fotoğraflarda flu sonuçlar doğabilir. Elde kullanılması zorunlu ise objektifin odak uzunluğunun nümerik değerine yakın bir obtüratör seçimi yapmak bu titremeyi absorbe edebilir. Örneğin 200mm’lik bir teleobjektif ile 1/250 yada 500mm’lik bir teleobjektif ile 1/500 enstantane kullanmak gibi. Kısa tele objektifler: 70 mm ile 135 mm arasındaki odak uzunluklu objektiflerdir. Bu tür objektifler 85mm’den itibaren çoğunlukla portre çekimlerinde kullanılır. Net alan derinlikleri kısıtlıdır ve diyafram açıklıkları f:2.8 olanları da vardır.
Makro Objektifler: Yakın plan çekimlerinde kullanılan optiklerdir. Çoğunlukla doğada bulunan çiçek, böcek gibi yabanıl yaşama dair fotoğraflar bu tür objektiflerle yapılabilir. Konumuzun çok yakınına sokulmak zorunda olduğumuzdan net alan derinliği oldukça azalır ve örneğin bir böcek fotoğrafında böceğin yalnızca çok küçük bir bölümü ancak net olabilir. Alan derinliği artırabilmek için oldukça kısık bir diyafram kullanmak gerekebilir ve bu da düşük bir enstantane seçimi demektir. Makro çekim yapabilmek için bu tür bir objektif satın aldığımızda mutlaka bir sehpa da beraber düşünmelidir ve bu sehpa makro çekim için uygun olmalıdır.
Shift (kaymalı) objektifler: Mimari fotoğraf çekimlerinde, yüksek binalar perspektif bozulmasına uğradığından, dikey çizgilerde yukarıya doğru bir birleşme gözlenir. "Shift" tipi optikler bu tür efektin önüne geçmek için yapılmıştır. Büyük format körüklü makinelerde, objektif yada film düzlemine müdahale etmekle yapılan düzeltme, 35mm’lik makinelerde, bu objektiflerin gövde üzerinde bir yana doğru paralel kaydırılarak kısmen de olsa yapılabilir. Odak uzunlukları geniş açı sınıfına girer ve 28 ila 35mm arasında değişir. Bu tür objektifler oldukça pahalıdır ve ülkemizde pek yaygın değildir.
Büyütme katsayısı: Objektiflerin, odak uzunluklarına bağlı olarak film düzlemi üzerine düşürdükleri görüntünün alansal değeridir. Aşağıdaki tabloyu inceleyebiliriz.
50 mm 1 cm2 100 mm 2 cm2 200 mm 4 cm2 400 mm 8 cm2
Tabloya göre konuya olan uzaklığımız sabit kalmak kaydıyla, 50 mm.lik bir objektifle film düzlemi üzerinde sabit bir objeyi 1cm2 büyüklükle fotoğraflayabiliyoruz. Aynı objeyi aynı mesafeden 200 mm.lik bir objektifle çektiğimizde ise, görüntü büyüklüğü 4 cm2 oluyor. Eğer görüntü büyüklüğünü hep sabit, örneğin 1cm2 olarak tutarken, objektif odak uzunluğunu değiştirmek için ne yapmamız gerekir?
50 mm 1 m 100 mm 2 m 200 mm 4 m 400 mm 8 m
50mm.lik objektifle 1 metreden çekim yaparken, 200 mm.lik bir objektifle 4 metreden çekim yapmamız gerekir.
Yukarıdaki şekillerden de anlaşılacağı gibi en büyük diyafram açıklığı değeri olan f32 en küçük diyafram çapı değerini, en küçük diyafram açıklığı değeri olan f1.2 ise en büyük diyafram çapı değerini ifade etmektedir.
BAKAÇ / VİZÖR
Film düzleminde oluşacak görüntüyü izlememizi sağlayan sistemdir. Çoğu makinelerde odaklamayı kolaylaştırıcı telemetre, kırık görüntü, mikroprizma gibi sistemler bakaç içerisinde yer alır ve ışık ölçümü, ışıklama, pil kontrolu gibi işlemler bakaçtan izlenerek yapılır.
FİLM SARMA KOLU
Makina içindeki çekilmemiş filmi çekim gerçekleştirildikten sonra çekilmiş film bölümüne saran sistemdir.
FİLM HIZI AYAR DÜĞMESİ
Söz konusu makinada kullanılacak film hızının makinaya bildirildiği yerdir.
DEKLANŞÖR
Bütün ayarlamalardan sonra fotografın çekimini makinaya bildiren düğmedir.
DEKLANŞÖR KİLİDİ
Deklanşör'e bağlanarak deklanşör düğmesinin daha rahat bir şekilde basılmasını ve uzun enstantane çekimlerinde makinanın sallanmaması için kullanılan kablolu bir sitemdir. Bazı makinalarda ayrı bir giriş yeri olmasına karşın genelde deklanşörün üzerine takılırlar.
ALAN DERİNLİĞİ DÜĞMESİ
Her fotoğraf makinasında bulunmayan bu düğme net alan derinliğinin görülmesini saylayan sistemdir.
IŞIKÖLÇER
Işığa duyarlı elemanları sayesinde ışık şiddetini ölçüp örtücü hızı ve diyafram açıklığı cinsinden bildiren aletlerdir. Işıkölçerler makinadan bağımsız olabilir veya fotoğraf makinasının içine yerleştirilmiş olabilirler. Bu tür ışık ölçümüne objektif içinden ölçüm veya TTL ölçüm de denir.
TTL IŞIK ÖLÇÜM SİSTEMLERİ
Objektif içinden okumalı ışık ölçüm sistemleri 4'e ayrılır. Bunlar ayna üzerinden yansıyan görüntünün bal peteği veya karelere ayrılmış alanlara düşen ışık değerlerinin hesaplanmasıyla oluşurlar.
Ortalama ölçüm - Averaging System
Bu sistemde ışık ölçümü, fotoğraf karesinde oluşacak görüntünün tamamının okunması sonucunda kareciklerde oluşan ölçüm değerlerinin aritmetik ortalamasının alınması ile oluşur. Işık ölçüm sistemine göre değişen kare sayısı 24 ise bu alanlara düşen değerler önce hesaplanır sonra bunların toplanıp 24'e bölünmesi sonucunda oluşur.
Merkez ağırlıklı ölçüm - Center-Weighted
Merkez ağırlıklı ölçüm yapan makinalar kadrajlanmış alanın merkeze komşu olan kareciklerden gelen ışık ölçüm değerlerinin okunması sonrasında ortalaması alınarak oluşturulur. Bu alanın ölçüm değerine etkisi %65 veya %70 oranında olur. Geri kalan alanın ölçüm değerine etkisi %35 veya %30 oranında olur.
Nokta ölçüm - Center-Spot
Kadrajlanmış alanın tam merkez noktasından gelen ışık değerlerinin okunması sonucu oluşur. Diğer alanlardan gelen değerler bu ölçüm sisteminde hesaplamalara çok az katılır.
Bölge Ağırlıklı ölçüm - Zone – Weighted
Kadrajlanmış alan katsayılar verilerek bir kaç bölgeye bölünür. Bu bölgelerden gelen ölçüm değerlerinin ilgili katsayılarla çarpılarak ağırlıklı ortalaması oluşturulur.
|
|
|
|
|
13
|
Foto Roni Forum / Duyurular / 3. Uluslararası Fotograf Yarışması Geliyor...
|
: Kasım 02, 2009, 08:50:48 pm
|
|
Bu yıl üçüncüsünü düzenleyeceğimiz, FIAP patronajlı uluslararası fotoğraf yarışmasının duyurusu çok yakında yapılacak. Geçen yıl Türkiye`de bir ilki gerçekleştirerek yarışmayı internet üzerinden düzenleyen MFD, bu yılda aynı uygulamaya devam edip, yarışmayı internet üzerinden gerçekleştirecek.
|
|
|
|
|
14
|
Foto Roni Forum / Haberler / DİJİTAL FOTOĞRAFÇILIK DERSLERİ...
|
: Kasım 02, 2009, 08:44:38 pm
|
|
Ve Fotoğraf... • Korkmayın! İnsanların çoğu, güzel fotoğrafları yalnızca fotoğrafçıların çekebileceğini sanarak daha baştan kendilerini safdışı bırakırlar. Oysa bir eğlencede güzel dans etmek için eğitimli bir dansçı olmak gerekmediği gibi, etkileyici fotoğraflar çekmek için de fotoğrafçı olmak gerekmez.
Kendinizi başarılı fotoğraflar çekebileceğinize inandırın. Bu kitapçığında yardımıyla haksız çıkmayacağınızı göreceksiniz. •
Fotoğraf makinenizi iyi tanıyın, iyi kullanın. Makineniz ile birlikte gelen kullanım kılavuzunu başından sonuna kadar dikkatle okuyun; makinenizin tüm özelliklerini öğrenin ve ilk makaralarınızda tüm özelliklerini deneyin, sonuçlarını görün. Küçük bir ayrıntının büyük bir fark yaratabileceğini unutmayın. İyi bir fotoğraf çekmenin ön şartı, netlik ve ışık ayarını iyi yapmak, çekim sırasında makineyi sarsmamaktır. Ayarların nasıl yapılacağını iyi öğrenin ve özellikle ışığın zayıf olduğu durumlarda fotoğraf çekerken sarsıntıyı önlemek için deklanşöre basarkan nefesinizi tutun; makinenizi gerekiyorsa dengeli, sağlam bir yere koyun ya da üçayak kullanın. Işık ayarlarını hatalı yaptığınızı nasıl anlayacaksınız? Çektiğiniz fotoğraf çamurlu görünüyorsa, yani dalgalı kahverengi tonlu, silik ve kumlu bir görünüşü varsa, ışık az gelmiştir. Tersine fotoğraf çok sert görünüyorsa, yani açık tonlar beyazlaşmış, kontrast çok yükselmiş, ara tonlar yok olmuşsa, ışık fazla gelmiş demektir. Işık ayarının iyi yapıldığı bir fotoğrafta renkler doğru, tonların arasındaki geçiş yumuşaktır. • Doğru filmi seçin. Tüm dünyada insanların büyük bir çoğunluğu renkli negatif film kullanmaktadır. Çünkü, renkli negatif film daha ekonomiktir, baskı yaptırılması, çoğaltılması paylaşılması kolaydır. Kişisel beğenilere bağlı olarak siyah-beyaz filmlerde kullanılabilirler. Siyah-beyaz fotoğraflar daha çok sanatsal görünse de banyo işlemi dahazordur. Çekilen fotoğraflar bir projeksiyon makinesi ile perdeye yansıtılarak izlenmek isteniyorsa, diapozitif ya da slayt film kullanılması gerekir. Ancak diapozitif film ile hatasız fotoğraf çekmek biraz daha zordur. Film satın aldığınızda, kutusunun üzerinde bazı değerler görürsünüz: ISO 100, ISO 400 gibi. Bu değerler filmin hızı, yani ışığa duyarlılığı ile ilgilidir. Eğer hiçbir tercih belirtmezseniz, satıcı size büyük olasılıkla ISO 100 değerinde, normal hızlı bir film verecektir. Ancak, normal hızlı film bol ışıklı ortamlarda iyi sonuç verirken, ışığın az olduğu ortamlarda, gece çekimlerinde, ve hareket dondurmak istediğiniz (spor karşılaşmaları vb.) durumlarda yetersiz kalabilir. Böyle durumlarda daha yüksek hızlı bir film kullanabilirsiniz. Bu sayede daha karanlık ortamlarda fotoğraf çekebilir, hızlı hareket eden insanların ilginç görüntülerini yakalayabilir, gece çekimlerinde flaşla daha uzak mesafeleri aydınlatabilirsiniz. Yüksek hızlı film kullanmanın tek sakıncası, fazla büyütülen fotoğraflarda, görüntüyü oluşturan taneciklerin biraz kumlu görünmesidir. Ancak son yıllarda film üretiminde meydana gelen teknolojik gelişmeler sayesinde bu sorunda ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle, sağladıkları avantajları dikkate alarak genelde daha yüksek hızlı filmler önerilir (Örneğin Kodak Gold Ultra / ISO 400). • Işığı iyi kullanın Işık, fotoğrafçının en önemli malzemesidir. Fotoğraf makinenizi tanıdığınız kadar, ışığın nasıl davrandığını da iyi bilmeniz gerekir. Işığın rengi ve aydınlatma biçimi önemlidir. Piyasada satılan filmlerin büyük bölümü gün ışığında kullanıldıklarında doğru renkler verecek biçimde üretilmişlerdir. Ancak gün ışığının rengi hep aynı değildir. Sabah çok erken saatlerde ve gün batımı yaklaştığında, günışığı renk değiştirir. Film ışıktaki renk değişimlerine karşı gözlerimizden çok daha fazla duyarlıdır. Bu nedenle, sabah çok erken saatlerde çekilen fotoğraflar mavi-mor, gün batımı yaklaştığında çekilen fotoğraflar daha kırmızı tonlarda çıkar. Aynı şekilde, ampul ışığı ile aydınlanmış mekanlar bize normal görünse de, böyle yerde flaşsız çekilen fotoğraflar turuncu çıkar! Bu ille de bir hata demek değildir. Işıktan dolayı fotoğrafta belli bir rengin hakim olması, fotoğraflara özel bir duygu da katabilir. Işığın konuya hiç bir engelle karşılaşmadan, doğrudan ulaşması (örneğin bulutsuz bir gökyüzünde parlayan güneş ya da flaş ışığı), çok sert gölgeler oluşturur. Konu üzerinde ışığı alan ve almayan bölümler arasında çok büyük bir ton farkı olur. Buna yüksek kontrast adı verilir. Işık kontrastının yüksek olması fotoğraflarda genellikle çok dramatik bir sonuç verir. Dramatik etkiyi arttırmak için gün ışığının geliş yönü ile dik açı oluşturarak fotoğraflar çekebiliriz. Böylece konunun bir yanı aydınlık, diğer yanı gölge olacaktır. Dramatik etkiyi azaltmak için ise, güneşi arkanıza alarak konunun aydınlıkcephesini görüntüleyebilir, ayrıca fotoğraf makinanızda varsa, dolgu flaşı özelliğini kullanabilirsiniz. Dolgu flaşı, gün ışığında bulunmanıza karşın flaşın çakması ve sert gölgeleri yumuşatmasıdır.
• Flaşa dikkat ! Karanlık ortamlarda ise flaş, çok dikkatli kullanılması gereken bir ışık kaynağıdır Objektifin görüş açısı ile aynı yönde ışık verdiğinden, meydana gelen aydınlatma güçlü bir el fenerini karanlıkta bir insanın yüzüne tututuğunuzda elde edeceğiniz aydınlatmanın neredeyse aynısıdır. Gölgeler serttir. Herşey önden aydınlandığı için derinlik duygusu yoktur. İnsanlar, nesneler hacimsiz görünürler. Karşınızda yansıtıcı bir yüzey varsa rahatsız edici parlamalar oluşabilir. Ayrıca, insanların gözlerinde ünlü kırmızı göz etkisi oluşabilir. Yakındaki nesneler çok aydınlık, arkalardaki nesneler çok karanlıktır. Kısacası, flaş aslında iyi bir ışık kaynağı değildir. O halde: Zorunlu kalmadıkça flaş kullanmayın. Makinenizde kımızı göz önleme sistemi varsa, insan fotoğrafları çekerken devreye sokun. Yoksa, çekimden hemen önce güçlü bir ışık kaynağına bakmalarını sağlayın, ya da çekim sırasında objektife baktırmayın. Flaşınızın etki uzaklıklarını makinenizin kullanım kılavuzundan öğrenin ve daha uzakta yer alan konuları çekmeyin. Flaşın etki uzaklığının kullandığınız filmin hızına bağlı olarak değiştiğine dikkat edin. Daha uzaklarda yer alan konuları (örneğin kalabalık grupları) görüntülemekte zorluk çekiyorsanız, daha yüksek hızlı bir film (örneğin Kodak Gold Ultra/ ISO 400) kullanın.
• Yaklaşın. Gereksiz ayrıntıları çerçevenin dışında bırakın. Yalın, gözü yormayan, konusu belirgin fotoğraflar çekin. Fotoğraf makinenizin netlik ayarının izin verdiği kadar yaklaşın. İnsan fotoğrafları çektiğinizde, yüz ifadesine önem verin. Özel bir kostüm ya da duruş yoksa, yakından çekeceğiniz bir fotoğrafta yüz ifadesi daha belirgin olacaktır. Ancak fazla yakından çekilen bazı portrelerde yüzdeki burun, çene, alın gibi bölümlerin fazle büyük görünerek gülünçleçtiğini unutmayın.
• Tüm Yüzeyi Değerlendirin. Foyoğrafı bir dikdörtgen alan alan ile çektiğinizi hatırlayın. Sadece tam ortayı düşünmeyin. Portre çekerken, ortaya kafayı değil, gözleri yerleştirabilirsiniz.
ALTIN NOKTA Fotoğrafçıların kullandığı bir başka yöntem de, fotoğraftaki ana konuyu altın nokta adı verilen özel bir konuma yerleştirmektir. Ana konunun tam ortada değil, altın noktada yer aldığı fotoğraflar daha kolay algılanır ve daha dinamik görünürler. Bunun için, fotoğrafı hayalinizde eşit aralıklı iki yatay, iki de dikey çizgiyle kesin. Çizgilerin kesiştiği dört ayrı noktanın herhangi birini altın nokta olarak kullanabilirsiniz. Bu kural, özellikle boş bir alan içinde yer alan tek bir biçim, örneğin açık denizde giden bir tekne, boş bir kumsalda yürüyen bir insan gibi konular için geçerlidir. İki konu varsa, birbirinin çaprazında duran iki altın noktaya yerleştirilebilir. Otomatik netlik ayarlı bir fotoğraf makinesi kullanıyorsanız, ana konuyu merkezden uzaklaştırdığınızda netlik ayarını kilitlemeyi unutmayın. Konuyu dikdörtgen çerçeveye yerleştirirken, doğal çizgilerdende yararlanabilirsiniz. Özellikle fotoğrafı çaprazlama kesen çizgiler bakışı sürükleyerek görüntünün içinde gezdirir. Uzaklaşan tren rayları, kıvrılarak yükselen bir dağ yolu, gösteri uçaklarının gökyüzünde çizdiği renkli çizgiler ilginç komposizyonlar yaratır.
• Farklı Açılar Deneyin. Fotoğraflarınızı sürekli yatay ve ayakta durarak çekmek zorunda değilsiniz! Konuyu inceleyin. Daha aşağıdan, daha yukarıdan, makineyi dikey ya da eğik tutarak çektiğinizde sonuç nasıl olacak? Özellikle çocukları ve evcil hayvanları görüntülerken onların hizasına inin ki yüzleri daha iyi görünsün! Makineyi dik tuttuğunuzda, flaşın üstte kalmasına ve elinizle engellenmemesine dikkat edin.
• Derinlik yaratın. İnsanların iki gözleri olmasının nedeni, uzaklık yani üçüncü boyut duygusunun oluşmasıdır. Fotoğraf makinesi ise tek gözlüdür. Fotoğraflara derinlik katabilmenin yolu, bir birinin önünde/arkasında duran konular oluşturmak, görüntüler arasında yakın-uzak ilişkisi kurmak, özelliklede ön plana bir ağaç dalı, bahçe parmaklığı vb. unsurlar katmaktır. • 10. Renk Kullanın. Doğadaki tüm renkler, üç ana rengin, yani kırmızı, yeşil ve mavinin farklı oranlarda bir araya gelmesiyle oluşur. Bunu daha iyi anlamak için bir büyüteçle TV ya da bilgisayar ekranına yakından bakmayı deneyin. Kırmızı, yeşil ve mavi renkleri aynı fotoğrafın içinde belirgin alanlar halinde kullandığınızda ortaya bütünlük ve renk zenginliği duygusu olan bir görüntü çıkar. Kırmızı, yeşil ve mavinin birerde zıt rengi vardır: Sırasıla, turkuvaz, mor ve sarı. Zıt renklerin birlikte kullanıldığı fotoğraflarda çok çarpıcı sonuçlar elde edilir. Renklerin sıcak ve soğuk diye ayırmakta mümkündür. Sarı ve kırmızı tonları sıcak renklerdir. Çünkü ateşi çağrıştırırlar. Bu hakim olduğu fotoğraflar da insanlara sıcaklığı, duygusallığı hatırlatır. Yeşil, mavi, gri tonları soğuk renklerdir. Suyu, buzu, gökyüzünü çağrıştırırlar. Bu renklerin hakim olduğu fotoğraflar insanlara serinlik, üşüme, çaresizlik, yalnızlık duygularını verir. Ancak renk kullanımındada aşırıya kaçmamalı, karmaşa yaratmaktan kaçınılmalıdır. • İnsanları doğal hallerinde görüntülemeye çalışın. Fotoğraflarda poz veren insanların sıkıcı ve yapay göründüklerini hatılayın. "Objektife bakın, çekiyorum ," yerine, Siz bana aldırmayın, ben bir yandan çekerim," demeyi deneyin. Bırakın insanlararalarında konuşsunlar, şakalaşsınlar, işlerini yapsınlar. Görüntülediğiniz insanlar kadar bulundukları mekan önemliyse, doğru açıyı bularak mekanı ve o kişinin mekanla ilişkisini de gösterin. Tanımadığınız insanları görüntülerken önce onlarla konuşun, yaptıkları işle ilgili sorular sorun. Bu hem sizi hem de onları rahatlatacaktır. • Hareket Dondurun Bol ışıklı ortamlarda, yüksek hızlı bir film (örneğin ISO 400) ile birlikte sezgilerinizi de kullanarak, hareket dondurun. Bu yolla, spor yapan, dans eden insanların asla çıplak gözlerinizle göremeyeceğiniz çok ilginç, şaşırtıcı görüntülerini elde edebilirsiniz. Hareket dondurmak için karanlık mekanlarda flaş ışığı kullanabilirsiniz. • Doku Araştırın. Kendisini tekrar ederek yüzeye yayılan görüntülere doku adı verilir. Çevremizde çeşitli nesnelerin, hatta canlıların oluşturduğu çok ilginç dokular yer almaktadır. Bu tür dokuları tek başlarına görüntüleyebilir, ya da insan fotoğrafları çekerken arka planda kullanabilirsiniz. • Objektifinizi daha verimli kullanın. Fotoğraf makinenizin objektifinin ya da objektiflerinin özelliklerini iyi öğrenin. Makinenizin sabit ayarlı ve değiştirilemeyen bir objektifi varsa, bu büyük olasılıkla geniş açılı bir objektiftir. Geniş açılı objektifin özelliği, aynı noktadan bakıldığında, insan gözüne göre daha geniş bir alanı görüntüleyebilmesidir. Böylece gerilemeye gerek kalmadan daha geniş bir alanı, daha fazla kişiyi görüntülemiş olursunuz. Geniş açılı objektifle çekilen fotoğraflarda mekanlar olduklarından daha geniş, nesneler olduklarından daha uzakta görünürler. Ayrıca, derinlik duygusu da daha fazladır. Çünkü, yakında bulunan nesneler çok büyük, uzaktakiler çok küçük görünür. Bu nedenle, geniş açılı bir objektifle yakından çekilen portrelerde insanların burunları büyüdüğü, kulakları küçüldüğü için komik görünürler! Eğer objektifinizin zoom özelliği varsa, durduğunuz yerden görüntüyü yaklaştırıp uzaklaştırabilirsiniz. Görüntünün yaklaşması teleobjektif, uzaklaşması geniş açı konumuna karşılık gelir. Teleobjektifin tek özelliği görüntüyü yaklaştırmak değildir. Perspektifte değişir. Geniş açı konumunun tersine, teleobjektif konumunda derinlik duygusu azalır. Birbirinden uzakta olan nesnelerin boyutlar birbirlerine yaklaşır ve daha yakyn gibi görünürler. Portre çekimlerde, teleobjektif kullanıldığında daha iyi sonuçlar elde edilir.
• Üşenmeyin. Tek bir kare çekip bırakmayın. Aynı konuyu bir kaç kez farklı açılardan ve farklı anlayışlarla çekin. Unutmayın ki, görüntülediğiniz an bir daha geri gelmeyecek. O yüzden, hakkını verin. Profosyonellerinde böyle çalıştığını hatırlayın. Fotoğraf makinenizi ve yedek filminizi yanınızdan ayırmayın. Karşınıza ne zaman neyin çıkacağını asla bilemezsiniz. Raslantı sonucu çekilerek tarihe geçmiş fotoğrafların sayısı hiç de az değildir.
• Fotoğraf Makinenize İyi Davranın. Onun hassas bir cihaz olduğunu unutmayın. Walkmeninize nasıl davranıyorsanız onada öyle davranın. Darbelerden, tozdan, nemden, yüksek sıcaklıktan koruyun. Yaz tatillerinde fotoğraf makinenizin en büyük düşmanı kum ve tuzlu sudur, unutmayın. Objektif kirlendiğinde sakın t-shirt'ünüzün kenarı ile silmeyin! Özel objektif temizleme fırçası ve silikonlu kağıt kullanın. Bu mümkün değilse, önce yumuşak, tüy bırakmayan bir kumaş parçasını fırça gibi kullanarak, bastırmadan tozları alın. Daha sonra objektifin yüzeyinde soluğunuzla bir buğu tabakası oluşturup aynı kumaşla silin. Objektifi asla kuruyken silmeyin. Gözlük temizliği için üretilen ıslak mendilleri asla kullanmayın, objektifinize zarar verebilir. Uzun süre fotoğraf çekmeyecekseniz, pilleri makinenin içinde bırakmayın. Yolculuğa çıkarken yedek pillerinizi yanınıza alın. Artık çok farklı pil standartları oluştuğundan, gittiğiniz yerde hazırlıksız yakalanmayın. Kullanılmış filmlerinizi bir an önce banyo ettirin. Banyo ettirene kadar da ambalajlarından çıkan plastik tüplerin içinde, serin bir yerde saklayın.
|
|
|
|
|
Yükleniyor...
|
|